Cuma , 28 Eylül 2018

ev » Genel » OZAN ÂRİF

OZAN ÂRİF

ARİF ŞİRİN

Ocak 22, 2015 11:56 am by: Kategori: Genel, Kim Kimdir? Yorum bırakın A+ / A-

İÇ

OZAN ÂRİF

Arif Şirin (d. 10 Haziran 1949; Alucra, Giresun)

Türk öğretmen, halk ozanı, şair, şarkı sözü yazarı ve bestekâr.

Alucra‘nın Yükselen köyünde doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle ilk ve ortaokulu Samsun‘da tamamladı. 1970’de başladığı öğretmenliği 1979 yılına kadar sürdürdü. 24 Eylül 1980, 5 Kasım 1991 tarihleri arasında Almanya‘da yaşadı.

Ülkücüler’in son derece beğendiği, tutkuyla dinlediği gür sesli ozandır. Söylediği türküler akıcıdır.

Hayatı

Ozan Arif, Giresun`un Alucra ilçesine bağlı şimdiki ismi ile Yükselen eski adı ile Hapu köyünde 10 Haziran 1949`da doğdu. Babası, yörenin sevilen simalarından rahmetli Muharrem Çavuşun (Muharrem Şirin) oğlu Mehmet Bey, annesi Fatma Hanım da, yine komşu köy Demirözü`nden aynı şekilde sevilen rahmetli Gençağa Eşkünoğlu`nun kızıdır.

Babasının memuriyeti dolayısıyla, ilk ve ortaokulu Samsun`da bitirdikten sonra, hayli kalabalık olan ailesine kısa zamanda maddi yardım yapabilmek düşüncesiyle öğretmen okuluna başladı. 1969-1970 döneminde Perşembe İlköğretim Okulundan mezun oldu. Okul süresi boyunca kışları okuyup, yazları rençberlik yapan bir öğrenci idi. İlk göreve başladığı okul, ailesinin bulunduğu Samsun`da Karaoyumca köyündeki ilkokuldur. Bir yıllık stajyerlik süresinden sonra, yine Samsun`da Devgeriş köyüne tayin oldu. 1972 yılında yine aynı köyde stajyerlik yapmakta olan ve ona ömrü boyunca en büyük desteği veren Süheylâ Hanım’la evlendi. Devgeriş köyünde beş yılı öğretmenlik, dört yılı ise okul müdürlüğü olmak üzere dokuz yıl hizmet vermiştir.

 


Şen Olsun Kurultayın

Onsekiz mayıs bugün, hele bak sen, bak hele…
Bugün burda maaşallah, inananlar elele,
Bu yedinci kurultay, Allah`ın izni ile,
Dokuzyüzdoksandokuz, bin olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Birliğini hiç bir şey bölmesin, bölemesin,
Allah`ım yardım etsin, sırtın yere gelmesin,
Ben bin dedim, velâkin binde bile kalmasın,
Kıyamete kadar her an olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Ne yazıyor her yerde, ne yazıyor oku bak,
Her taraf bayrak bayrak, her taraf sancak sancak,
Bize böyle Kurultay yakışır zaten ancak.
Kurultaylar başına han olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

‘Hazreti Ebu Bekir, Sıddık’`da ki sadakat,
‘Hazreti Ömer’`deki hiç lekesiz adalet,
O ‘Allah`ın Aslanı Ali’`deki güç, kuvvet,
‘Hazreti Osman’`daki fen olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Geçmezsiniz zaten ya, bu ölçüden geçmeyin,
Dirayetli olun da sakın zulme kaçmayın,
Fakat sevgi diye de, acze kapı açmayın.
Sadece küfre karşı kin olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bize gelen hoş geldi, tek şartımız şu gardaş:
Kemiğini şeker yap, kanını da su gardaş,
Türk ve İslâm ülküsü, işte vahdet bu gardaş,
Bu vahdet helvasına un olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bu dâvânın şehidi, bu dâvânın gazisi,
Çile ile süslüdür bu dâvânın mâzisi,
Şimdi hâlâ zindanda nice ana kuzusu,
Gelecek nesillere yön olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Kaderimiz bu bizim, bize ülkücü denmiş,
Cümle Ehl-i İslâm`ın derdi bize yüklenmiş,
Vatanımın üstüne karanlık çökerlenmiş,
Karanlığı yırtacak tan olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bu gidişe dur deyip, buna bir son vermeli,
Bir ‘İbrahim’ çıkmalı, putları devirmeli,
Bu milleti titretip kendine döndürmeli,
Bu millete yeni ruh, can olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Vatanın baştan başa köy, kasaba, ilin,
Yayla, ova, tepe, dağ, tarlasının, yolunun,
Şah damarı sensin sen, bütün Anadolu`nun,
Bu damara inşallah kan olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Almanya ne ki gardaş, Almanya bunun biri,
Türk yaşayan bilimum Avrupa devletleri,
Kurultaya temsilci göndermiş yiğitleri,
‘Alp’`lerin kükrediği gün olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bu dâvânın kudreti nerden nereye varmış,
Amerika`dan tut da… Hong-Kong`a bayrak açmış,
Aha Avustralya; yine çiçek göndermiş,
Tüm cihanı saracak kın olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Allah izin verirse çok kurultay yaparız,
Ne bu yoldan saparız, ne de O´ndan koparız,
Hasretle ‘Başbuğ`umun’ ellerinden öperiz,
Haykır ‘Arif’, haykır be… Şan olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Ozan Arif
—————————————————————————–

ŞEREFSİZLER

Bizi mahkum etmekti,
Derdiniz şerefsizler.
Ve nihayet murada,
Erdiniz şerefsizler.

Bağırsam neye yarar,
Çağırsam neye yarar,
Tam kahpece bir karar,
Verdiniz şerefsizler.

Şaşırmadım ben buna,
Kına yakının kına.
Mazlumların kanına,
Girdiniz şerefsizler.

Eh, .. Sırayı savdık biz,
Siz düşünün artık siz!
Hukuku katlettiniz,
Kırdınız şerefsizler.

Arif derki; çıktı ok,
Bundan sonra insaf yok,
Adalete resmen b…,
Sürdünüz şerefsizler.

Ozan Arif
—————————————————————————

Tadı Yok

Benim için artık yalan dünyada
Ekmeğin tadı yok aşın tadı yok.
Alparslan Türkeşsiz kalan dünyada
Baharın tadı yok kışın tadı tok.

Onun sağlığında gezerken yurdu
Yüreğim bambaşka şevkle vururdu
O şevki içime o doldururdu
O gitti toprağın taşın tadı yok.

Yok çünkü yerinden oynamış taşlar,
Vefa yok haksızlık çok arkadaşlar
Kuru olmadan da yanıyor yaşlar
Kurunun tadı yok yaşın tadı yok.

O gitti gideli yollar bir tuhaf
Fikirler bir tuhaf diller bir tuhaf
Edirne’den Van’a iller bir tuhaf
Muğla’nın tadı yok Muş’un tadı yok.

Yok gardaş yok artık her yere git bak
Ayaklar baş olmuş başlar da ayak
Konuşursan ihraç, susarsan dayak
Ayağın tadı yok başın tadı yok.

Baskın yemiş gibi yiğitler baskın
Kimi ele kimi bahtına küskün.
Bıçaklar açmıyor ağızlar suskun
Ağızın tadı yok dişin tadı yok.
Yaraladı beni yaran dediğim
Unutuldu rehber Ku’ran dediğim
Hatta ‘Kızıl Elma’ ‘Turan’ dediğim
Hayalin tadı yok düşün tadı yok.

O Türkmen Başbuğ’u olunca mezar
Pazar yeri oldu sevdamız pazar
Yek pare iktidar olsak ne yazar
Dünyayı tuş etsek tuşun tadı yok.

Hesaplar ortaya serilmedikçe
Ve işler ehline verilmedikçe
Bozkurtlar yeniden dirilmedikçe
Arif için artık işin tadı yok.

Ozan Arif
————————————————————————————-

Unutamam

Unuttu mu sanıyorsun unuttu?
Unutamam, unutamam unutmam!
Unutmamak beni hayatta tuttu,
Unutamam, unutamam unutmam

Kinin yeri yoktu benim gönlümde,
Böyle oldu isem kabahat kimde?
Istesemde artik değil elimde
Unutamam, unutamam unutmam.

Anlasanda usul usul anlatsam,
Sana bir ülkücü nesil anlatsam
Nereden başlasam, nasıl anlatsam
Unutamam, unutamam unutmam.

Ruhî Kiliçkiran ilk göz agrimiz,
Sonra Özmeni’miz, İmamoğlu’muz,
Önkuzu’muz derken yandı bagrımız.
Unutamam, unutamam unutmam.

Baştan giden bunlar bunlar en baştan,
Sırf bunlarla çıkamadık ataştan.
Genç ihtiyar şehit verdik her yaştan.
Unutamam, unutamam unutmam.

Bir haneden kîp kip giden kan oldu.
Ellerimin kan doldugu an oldu.
Yedi tabut taşıdığım gün oldu.
Unutamam, unutamam unutmam.

Giderken dedik ki bu dörtbin nefer,
Kanımızz aksada İslamın zafer.
Bırak Türk olmayı, insansam eğer,
Unutamam, unutamam unutmam.

Verdiğim şehîdin on katı kadar,
Elsiz kolsuz kalan gazilerim var.
Unutmak ne demek? Ar ederim ar
Unutamam, unutamam unutmam.

Vatan dedik, millet dedik, din dedik
Kızıl kızıl fırtınalar önledik.
Yine en büyük kazığı biz yedik.
Unutamam, unutamam unutmam.

Ve o fil sandığıim pire eylülü,
Deva sandığım yara eylülü,
Bizi hançerleyen kara eylülü,
Unutamam, unutamam unutmam.

O eylülün getirdiği kafayı,
Imani küfürle tartan kefeyi,
Kanımla sürülen zevki sefayı,
Unutamam, unutamam unutmam.

Ondokuz ağustos sene seksenbir,
Tarihlere nasil geçer kimbilir?
Bana göre leke, bana göre kir,
Unutamam, unutamam unutmam.

Kurt pesinde köpek olan savcıyı,
Hakim dedikleri zalim avcıyı,
Bize verdikleri zulmu acıyı,
Unutamam, unutamam unutmam.

Mamak’taki C-5 deki halleri,
Adaletsiz kalem kıran elleri,
O ellerin soldurduğu gülleri,
Unutamam, Unutamam unutmam.

Zindanlar, hücreler, gizli bölümler,
Gizli bölümlerde gizli ölümler,
Iskenceler, hakaretler zulümler,
Unutamam, unutamam unutmam.

Gözlerimin ışığına bir bakın,
Doğrultun namluyu bir kurşun sıkın,
Ama bana unut demeyin sakın,
Unutamam, unutamam unutmam.

Ozan ARIF bu dünyadan göç etse,
Kara toprak erîm erim eritse,
Mezarında karış karış ot bitse,
Unutamam, unutamam unutmam

Ozan Arif
——————————————————————————–

Üç Bela

Üç belâ var bu dünyanın başında!
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.
Üçü birden fitne-fesat peşinde,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Biri dünki velet, tarihi hiçtir,
Biri ‘Moskof’, biri ‘Ecüc-Mecüc’`tür
Karınları tokya, ruhları açtır,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Amerika neyin varsa sömürür,
Urusya, çin; etini de kemirir,
Sonra tutar insanlıktan dem vurur,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Birisinde liberaller yer-yutar,
İkisinde generaller yer-yutar,
Hepsinde de belli zümre ‘fink atar’,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Kapitalizm, Komünizmi çağırır,
İki sistem birbirini doğurur,
Sırf poz için birbirine bağırır,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Bu sistemler bol savurur yalanı,
çünkü temel ehl-i küfrün pilanı,
İşte bunlar, bu pilanın yalanı,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Hiç birinin aklı, fikri, görüşü,
Kabül etmez bu dünya da barışı,
Yaptıkları silahlanma yarışı,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Hangi taşı kaldırırsan kaldır bak,
Hep altından bunlar çıkar muhakkak.
Ah bilseniz ne âdidir, ne alçak
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Mesela; nereden şımardı ‘Bulgar’?
İşte buyur, arkasında ‘Moskof’ var.
Her birisi başka yerde canavar,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Vaşington`un, Moskova`nın, Pekin`in,
İnsanlığa hayrı yoktur tekinin,
Gülseler de dostluğundan çekinin,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Huylarıdır cünkü önce gülerler,
Dostuz derler, insanları bölerler,
Daha sonra haritadan silerler,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Biri seni, biri beni tutacak,
Harp çıkacak, memleketler batacak,
Başka türlü nasıl silah satacak?
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Hemi Uzak, hemi Orta Doğu`nun,
çektikleri hep bunlardan çoğunun.
Mucidi bunlardır ‘Atom çağı’`nın,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

İnsanlık hasretken ekmeğe, suya,
Boşuna mı gidiyorlar ta… Ay`a?
Ordan zulüm edecekler dünya`ya,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Üçünün de köpekleri her yerde,
Huzuru, barışı sokarlar derde,
Ve suyun üstüne çıkarlar birde,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

En basiti; düşündün mü gardaş hiç?
Türkiye`de ülkücülük neden suç?
Dün vuranla, bugün mahkûm eden güç,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Arif be lideri hapse de girse,
Bu ne büyük dâvâ imiş meğerse!
Görüşürüz Allah izin verirse,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Ozan Arif
—————————————————————————–

Ülkücü Derler Bize

Aslımız Oguz aslı,
Ülkücü derler bize.
Neslimiz Âsım nesli,
Ülkücü derler bize.

Cihandır eşiğimiz,
Ocaktır beşiğimiz,
Dokuzdur ışığımız,
Ülkücü derler bize.

İmanın kölesiyiz,
Küfürün belasıyız,
Türk-İslam kalesiyiz,
Ülkücü derler bize.

Vatana kanat gerdik,
Uğrunda neler gördük,
Dörtbin de şehit verdik,
Ülkücü derler bize.

Zindanlar şükrümüzdür,
Çilemiz zikrimizdir,
Partimiz fikrimizdir,
Ülkücü derler bize.

Zindanda Bozkurt terler,
Çakallar neden hürler?
Korksunlar diktatörler,
Ülkücü derler bize.

Allah’tır tek hakim be,
Kur’an’dır tek hüküm be,
Bey kimmiş, paşa kim be?
Ülkücü derler bize.

İpsede kaderimiz,
Yüzülsede derimiz,
Başbuğdur liderimiz,
Ülkücü derler bize.

Başbuğ’dan ferman ola,
Ârif’e derman ola,
Gün ola harman ola,
Ülkücü derler bize.

Ozan Arif
————————————————————————————–

Üşürüz

Zincir soğuk, zindan yaş,
Belki biraz üşürüz.
Hele başım zindandan,
Çıksında görüşürüz.

Ozan Arif
————————————————————————————

Vatanımı Özledim.

Sorma gardaş derdimi,
Vatanımı özledim.
Adım adım yurdumu
Vatanımı özledim.

Çekmeyen bilmez hey hey,
Yurt hasreti kötü şey,
Şehir şehir kaza köy
Vatanımı özledim.

Muşlu hasrettir Muş’a
Maraşlılar Maraş’a
Ben ise baştan başa
Vatanımı özledim.

Bahçesini bağını,
Dalını yaprağını
Taşını toprağını
Vatanımı özledim.

Elvan elvan gülleri,
Ilgıt ılgıt yelleri,
Türkü diyen dilleri
Vatanımı özledim.

Bıırak be kader bırak,
Biliyorum çok ırak,
Yoları çamur çorak
Vatanımı özledim.

Sıkıntı derdi ile,
Köpeği kurdu ile,
Kalleş merdi ile
Vatanımı özledim.

Gelenekler töreler,
Ezanlar minareler
.Daha neler neler
Vatanımı özledim.

Şu gurbet kasa kasa,
Al sana para dese
Dünyayı bağışlasa
Vatanımı özledim.

Her bayram acı acı,
Sızlar burnumun ucu
Batsın gurbetin tacı
Vatanımı özledim.

Arif der: Çürür müyüm?
Kalır mı durur muyum?
Acaba görür müyüm?
Vatanımı özledim.

Ozan Arif
———————————————————————————-

Ve 8 Haziran’da Geçti

Ne şahit, ne ispat, ne delil gerek,
Apaçık ortada yönünüz sizin.
Hain değilseniz gafil olarak.
Tarihe geçecek ününüz sizin.

Dipçiğin rüzgarı tam tepemizde,
Gazete yazamaz, hürlük var söz de!
Televizyon sizde, radyo sizde,
Konuşun ağalar gününüz sizin.

İşiniz sadece bizi yormaktır,
Adalet değil de, denge kurmaktır.
‘Sol’`u göstermektir, ‘sağ’`a vurmaktır,
Budur hüneriniz, feniniz sizin.

Millete boşuna rezil olmayın,
‘Disk’ falan hikâye kafa bulmayın,
‘Ecevit’`i tutup tutup salmayın! ..
Sadece ‘Türkeş’`e kininiz sizin.

Sanmayın bu millet hep böyle durur,
Bu teker, bu yolda ne kadar yürür?
Rütbeniz çıkınca görürüz, görür!
Kaç kuruş edecek tonunuz sizin!

Ramazanda içip, iç açmak sizde,
Eşarbı men edip, saç açmak sizde,
Mayo giyin deyip, kıç açmak sizde,
Nedir meshebiniz dininiz sizin?

‘Oniki Eylül`den önce şöyleydi’
‘Oniki Eylül`den önce böyleydi’
Yeter artık yeter zıkkım olaydı,
Yok mudur hiç başka konunuz sizin?

Oniki Eylül`den önceki aylar,
Emrinizde değil miydi alaylar?
Susmanız demek ki şundanmış beyler:
Hesapla meşgulmüş dününüz sizin.

Biriniz niyetli en büyük paya,
Siz de mi düştünüz aynı sevdâya?
Koltuk yumuşak mı neden kışlaya,
Dönmek istemiyor canınız sizin.

Siz de alın yavrum(!) her gelen aldı,
Villasız, çiftliksiz hanginiz kaldı?
Köşeyi döndünüz tastamam oldu,
Hamamınız sizin, hanınız sizin.

Balık baştan kokmuş, baştan bozulmuş,
Senaryonuz Vaşington`da yazılmış,
Sanki dersin Holivut`da süzülmüş,
İyi rol yapıyor ‘jönünüz’ sizin.

Kendinize gelin derde kalmayın,
Gaflete bu kadar fazla dalmayın,
‘Enver Sedat’ kadar sadık olmayın! ..
Beni hiç açmıyor sonunuz sizin.

Kimbilir nelere gebedir zaman
Diyeceğim şu ki; ‘El oğlu yaman’
(Sakın ha Arif`i yanlış anlaman)
Çelikten mi yoksa gönünüz sizin?

Ozan Arif
Ver Elini

Kim olursan ol gardaş
Ver elini, ver bana.
Bizde sevgi bol gardaş,
Ver elini, ver bana

Sevgi bizi yoğurur
Bir olmaya çağırır
Birlik kuvvet doğurur
Ver elini ver bana.

Ecdadını, atanı,
Şehit olup yatanı
Seviyorsan vatanı
Ver elini, ver bana.

Bak gardaşım, iyi bak
Bu ot, bu dal, bu yaprak
Hepimizin bu toprak
Ver elini, ver bana.

Binip düşman kızağa
Gitme benden uzağa
Düşmeyelim tuzağa
Ver elini, ver bana.

Ver, beraber coşalım
Engelleri aşalım
Geleceğe koşalım
Ver elini ver bana.

Arif der ki: Hiç artık
Geç kalma sen geç artık
Harekete geç artık
Ver elini, ver bana.

Ozan Arif
——————————————————————————-

Vergi Bağlandı

Ağlamak sızlamak nafile beyler,
Yorgana, döşeğe vergi bağlandı.
İnliyor şehirler, kazalar, köyler,
Buğdaya, başağa vergi bağlandı.

Bülbül gibi susmak için dut yerdik,
Koyun besler, kuzu besler süt yerdik,
Ara sıra av yapardık et yerdik
Baruta, fişeğe vergi bağlandı.

Berberin bakkalın koptu damarı
Esnaf duman oldu yedi şamarı
Sık diyorlar, yok ki sıkak kemeri,
Kemere, kuşağa vergi bağlandı.

Bankerler topladı bankada para
Zengin yine zengin, fakirde yara.
İneğe öküze, mala davara,
Tokluya, şişeğe vergi bağlandı.

Ben görmedim dertsiz insan göreni
Vurgun cu yol almış yoktur fireni,
Gariban köylünün kara tireni,
Ahırda eşeğe vergi bağlandı.

Arif bak diyorlar az ve öz olsun.
Nikaha vergi var geriye kalsın
Bekarlar aklını başına alsın !
Doğmamış uşağa vergi bağlandı.

Ozan Arif
—————————————————————————–

Vesselam

Ben böyle bilmezdim bu bizim yurdu
Bambaşka bir hali varmış vesselam!
Vay anam vay,nelerini doyurdu
Bol kaymağı balı varmış vesselam!

Başa geçen doğru dürüst olmadı
De ki bana şu geldi de çalmadı
Testisini doldurmayan kalmadı
Kurumayan gölü varmış vesselam!

Kimi geldi sunta ile götürdü
Kimi geldi çanta ile götürdü
Her biri bir avantayla götürdü
Gani para,pulu varmış vesselam!

Mayısına Eylülüne Mart’ına
Güvendik de dindi mi ki fırtına
İçten dıştan hep bindiler sırtına
Bükülmeyen beli varmış vesselam!

Bırak dünü bugün bile seyret be
Yıkmak için ediyorlar gayret be
Daha hala gık demedi hayret be
Bıçak açmaz dili varmış vesselam!

Benim aklım benim fikrim yetmedi
Bu memleket nasıl hala batmadı
Gelen yedi,giden yedi bitmedi
Tükenmeyen malı varmış vesselam!

Ozan Arif şunu söyle sen bir de
Hiç mi sahip çıkan yoktur bu yurda
Var var ama,o da işte içerde
Tek talihsiz kulu varmış vesselam.

Ozan Arif
——————————————————————————–

Yalan Değil

Vah zavallı Türkiye’m!
Soluyor yalan değil.
Başa geçen onu yem
Biliyor yalan değil.

Ne yol aldık ne menzil
Bugün dünden de rezil
Halkın karnı yine zil
Çalıyor yalan değil.

Kuran kurmuş ağını
Uzatmış ayağını
Bal tutup parmağını
Yalıyor yalan değil.

Zengin zengindir bre
Sırtı gelir mi yere?
Olan yine fakire
Oluyor yalan değil.

Torpil ile masalar
Rüşvet ile keseler
Vurgun ile kasalar
Doluyor yalan değil.

Bir yer biri bakar
Kıyamet ondan kopar
Felaket apar topar
Geliyor yalan değil.

Devlet baba nerdesin?
Ozan Arif neylesin?
Babalık vasfın kesin
Ölüyor yalan değil.

Ozan Arif
———————————————————————————–

Yaşasın Cumhuriyet

Altmışbirinci yılı
Yaşasın Cumhuriyet
Biz de çalak kavalı
Yaşasın Cumhuriyet

Altmışbir yıl övdüğüm
Davulunu dövdüğüm
Hay gözünü sevdiğim
Yaşasın Cumhuriyet!

Çok şükür dipdiriyiz
Kim demiş ki geriyiz?
Yamyamdan ileriyiz
Yaşasın Cumhuriyet!

Kulaklarım duymasın
Duyup ele uymasın
Varsın karnım doymasın
Yaşasın Cumhuriyet!

Yoksa bir suyum yoktur
Başka da neyim yoktur
Heykelsiz köyüm yoktur
Yaşasın Cumhuriyet!

Köyde herşey şahane
Enerji yok,bahane
Tezek var ya daha ne
Yaşasın Cumhuriyet!

Ne ararsan ara bol
Ceryan yoksa çıra bol
Su mu yoktur bira bol
Yaşasın Cumhuriyet!

Meyhane kerhane bar,
Gidene camii de var.
Biz laik’iz o kadar
Yaşasın cumhuriyet!

Bu devir neşe devri,
Ye iş yat yaşa devri
Sultan yok paşa devri
Yaşasın Cumhuriyet!

Azerbaycan yetimmiş
Batı Trakya kimmiş?
O işler eskidenmiş
Yaşasın Cumhuriyet!

Kerkük Musul şu anda
Boğulsun varsın kanda
Sulh var yurtta cihanda
Yaşasın Cumhuriyet!

Ya bu terör kargaşa
Canım gardaş gardaşa
Kapılmayın telaşa
Yaşasın cumhuriyet!

Arif be artık yetsin
Bu destan burda bitsin
Allah bizi affetsin
Yaşasın cumhuriyet!

Ozan Arif
————————————————————————

Yazık Olur Vatana

Meydan sizin…Onun bunun sözünü,
Duyarsanız yazık olur vatana.
Kuru lafla memleketin gözünü
Boyarsanız yazık olur vatana.

Eğilin milletten yükselen sese
Mavi boncuk dağıtmayın herkese
Hoşgörü bezinden takım elbise
Giyerseniz yazık olur vatana.

Bilinmeli Mataracı sürüsü
Ötmemeli Yahya’ların borusu
Aç beklerken memleketin yarısı
Doyarsanız yazık olur vatana.

Atatürk maskesi,hayran firenge
Bak şimdi de girdi Kemalist renge
Her devrin köpeği şu pezevenge
Uyarsanız yazık olur vatana.

Hatırını gütmen bilmem ne beyin
Herkesin suçunu yüzüne deyin
Şimal rüzgarına dikkat eyleyin
Buyarsanız yazık olur vatana.

Düşman olup milli birlik çağrıma
Koministler yara açtı böğrüme
Siz de süngünüzü benim bağrıma
Dayarsanız yazık olur vatana.

Beşik yapıp kollarımı dizimi
Ben büyüttüm ‘ordu’ adlı kuzumu
Ben büyüttüm diye benim gözümü
Oyarsanız yazık olur vatana.

Dörtbin şehit verdik yurda hediye
Düşünün bir defa acaba niye?
Koministle beni aynı kefeye
Koyarsanız yazık olur vatana.

Arif hazır size destan yazmaya
Söz verdiniz ihaneti bozmaya
Söz verdiniz kominizmi ezmeye
Cayarsanız yazık olur vatana.

Ozan Arif
——————————————————————————

Yazıklar Olsun

Zulümle geçemez gemi denizi,
Batırmazsak bize yazıklar olsun.
Suçsuz yattığımız zindanda sizi,
Yatırmazsak bize yazıklar olsun.

Zaman gebe saat o yüzden sancır
Bu imanı zaptedemez bu zincir.
Hepinizin ocağında bir incir
Bitirmezsek bize yazıklar olsun.

Arif der ki unutmayın şunları
Unutmayın yaktığınız canları
Fitil fitil burnunuzdan bunları
Getirmezsek bize yazıklar olsun.

Ozan Arif
————————————————————————-

Yemin

Yeminimde durmazsam
Gök girsin kızıl çıksın.
Bir gün hesap sormazsam
Gök girsin kızıl çıksın.

Eğer kinsiz solursam,
Fırsatını bulursam,
Merhametli olursam
Gök girsin kızıl çıksın.

Kül onlara köz mene,
Yakışalım Özmen’e
Ver gardaşım söz mene
Gök girsin kızıl çıksın.

Şehit Dursun verdi can
Unutursan nara yan,
Almaz ise kana kan
Gök girsin kızıl çıksın.

Ozan Arif der dille,
Bir Yusuf’a bin kelle
Almazsan iyi belle
Gök girsin kızıl çıksın.

Ozan Arif
———————————————————————————–

Yeter Artık

Yeter be! Üstüme çok gitmesinler,
Ülkücülük haddi aşmak değildir.
Bana ülkücülük öğretmesinler,
Ülkücülük yoldan şaşmak değildir.

Ülkücü kavrulur her nefesinde
Ocak ateşinde ocak isinde
Sistemin düdüklü tenceresinde
‘Kelle paça’ gibi pişmek değildir.

Merkezmiz herkesmiş bilmem ne derken
Erken unuttular Türkeş’i erken
Ülkücülük ‘ülkü’ elden giderken
Hoplayıp zıplayıp çoşmak değildir.

Seneden seneye mezar ıslayıp,
‘Türkeşçilik’ yapmak ayıptır ayıp
Sırf bununla Ülkücülük taslayıp
Ülkücünün derdini deşmek değildir.

Köylü bile öküz alsa işine,
Dişine bakıyor önce dişine
Ülkücülük her hıyarın peşine
Bir avuç tuz alıp koşmak değildir.

Düşünen ve konuşanı ezerek,
Soru soran ülkücüyü bozarak
Cevaptan ziyade ona kızarak
Köpürmek değildir taşmak değildir.

Ülkücülük makamları koz yapıp,
Gönülleri ufalayıp toz yapıp
Elaleme gık yok bize poz yapıp
Kabarmak değildir pişmek değildir.

Bu sevda gönlüne aldıklarına
Vefayı öğretir bulduklarına
Kötü günde muhtaç olduklarına
İyi günde mezar eşmek değildir.

Ülkücülük böyle utanmazlaşıp,
Sevdayı unutup hatta yozlaşıp
Geçmişine sövenlerle uzlaşıp
Arif’in paşine düşmek değildir.

Ozan Arif
———————————————————————–

Yeter ki İstesin

Yeter ki istesin cenabı Allah!
İsterse herşeyi hoşa döndürür.
Keremine şükür elhamdülillah…
Toprağı rızk yapar aşa döndürür,

İsterse ateşi gonca gül eyler
İsterse ahrazı bir bülbül eyler
İsterse deryayı kızgın çöl eyler
Çölleri deryaya yaşa döndürür.

Bir köze nazar et bir de şu buza
Düşünsek idraki zor değil bize
Ey gafil güvenme bugünkü yaza
Bir anda yazları kışa döndürür.

Çok üzülmek gibi fazla gülmek de
Hatadır marifet bunu bilmekte.
Bakarsın ki hayal gerçek olmakta,
Gerçeği hayale,düşe döndürür.

Direkleri küfür olan konağı,
Hakk isterse yapar baykuş tüneği
Bazan kartal edip sivrisineği
Kartalı kanatsız kuşa döndürür.

Döndürmenin vardır türlü halları
Devlet verip dener bazı kulları
O kul ki tutarsa eğri yolları
İbret için puta, taşa döndürür.

Hangi idareye layıksa millet
O şekil idare edilir elbet.
Rahmani değilse eğer bir devlet
O zaman kuzgunu leşe döndürür.

O Allah ki her ameli tartar .
İki asrı saniyede örter O.
Her geceyi bir şafakla yırtar O
Sanmayın dünyayı boşa döndürür.

Tasa etme Arif, zalimse hünkar
Tacını, tahtını başına yıkar
Onu baştan alır zindana sokar,
Mazlumu zindandan başa döndürür.

Ozan Arif
——————————————————————————

Yok

Bu dava tertemiz bu dava tektir,
Bu davada leke, benek olmak yok.
Ülkücü dediğin çelik demektir,
Uzamak, kısalmak sünek olmak yok.

Neşemiz, tasamız kederimiz bir,
Biz Nesl-i Asım’ız kaderimiz bir,
Teşkilat, doktrin liderimiz bir,
Kıvırmak, yamulmak, dönek olmak yok.

Konulduğu kaptan sızanlar gibi,
Yaptığını yıkıp bozanlar gibi,
Kucaktan kucağa gezenler gibi,
Herkesin öptüğü yanak olmak yok.

Onun bunun ağzı ile öpülüp,
Nefis için bunca hizmet tepilip,
Arı olma sevdasına kapılıp,
Mikrop saçan sivri sinek olmak yok.

Lideri nerede Ülkücü orda,
Arif de sizinle aynı kararda,
Davamıza kurban, koç olmak var da,
Sütünü deviren inek olmak yok.

Ozan Arif
—————————————————————————-

Yuh!

Haydin hep bir ağızdan,
Yılana yuh çekelim.
Sağ görünüp sol sazdan,
çalana yuh çekelim.

Bizdik dün vururlan,
Al bayrağa sarılan,
Bize karşı kurulan,
Pilana yuh çekelim.

Haykır sorgu olsada,
Sonu yargı olsada,
Adı vergi olsada,
Talana yuh çekelim.

Görmez kendi pisini
Kaltağının süsünü,
Bacımın örtüsünü,
Alana yuh çekelim.

Meshep yok diyen fişman,
Kur`an`a basar şaşman,
İslam`a sinsi düşman,
Olana yuh çekelim.

Tek Türkeş tutuk olan,
Tam kahpece bir pilan.
Ecevit suçsuz mu lan?
Salana yuh çekelim.

Adalet mağlup hayfa.
Yazanlar kızıl tayfa.
Dokuzyüz küsür sayfa,
Yalana yuh çekelim.

Ramazan oruç demez,
şarapsız yemek yemez,
Bunlar geberse namaz
Kılana yuh çekelim.

Arif der ki; baş sakat,
Sivas, Amasya, Tokat!
Ordu yaşasın fakat
Falana yuh çekelim.

Ozan Arif
—————————————————————————

Yurtta Sulh Cihanda Sulh

Eh ne yapak hemşerim?
Yurtda sulh, Cihanda sulh!
Bulgar mı? Allah kerim.
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Aman ha aman aman,
Hiç boşuna ağlaman,
Bize umut bağlaman,
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Evet Bulgar domuzu,
Asıp kesiyor sizi.
Siz de anlayın bizi!
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

‘Öyle deme be gardaş,
Baş kesiyor Bulgar baş…’
Ne yapalın arkadaş?
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Yunan da uzattı dil,
Tutturdu oniki mil.
Fakat önemli değil,
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

‘Yahu yirminci asır,
Yamyamlar hür, Türk esir’
Yani bizde mi kusur?
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Şimdi desek Türk heder…
Elâlem Turancı der.
Neme lâzım birader.
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Özbeöz gardaşız be…
Bulgar vururken darbe,
Hala mı tövbe… tövde…
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Düşmüşsünüz denize,
Ârif ne yapsın size?
Atamız dedi bize,
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Ozan Arif
———————————————————————————

Zamandır

Bahar geldi şimdi bizim ellere,
Kuzuların melediği zamandır.
Gelinciğin tarlaları her yerde,
Al irenge belediği zamandır.

Boz serçeler cıvıl cıvıl dilleşir,
Bülbül yine gülü ile halleşir.
Güneş vurur kar suları selleşir.
Dağı, taşı suladığı zamandır.

Göç zamanı şimdi Kazıkbeli`nin,
Sis basınca hükmü kalkar yolunun,
Sarıyar`dan esen duman yelinin,
Bacaları yaladığı zamandır.

Dikilmiştir çayırların koruğu,
Çekilmiştir bostanların karığı,
Çobanların gün doğmadan çarığı,
Dize kadar doladığı zamandır.

Kim dinlese kavaldaki gaydayı,
Hemen anlar çobandaki sevdayı,
Gelinlerin kıştan kalma buğdayı,
Yeni baştan elediği zamandır.

Malı olan toplar tası tarağı,
Yaylalardır üç-dört aylık durağı,
İreçberin yavaş yavaş orağı,
Kösürede bilediği zamandır.

Arif değme, içi dolu sinemin,
Ağaları köye koymaz dönemin,
Yol ver sebep gelsin diye anamın,
Binbir dilek dilediği zamandır.

Ozan Arif
————————————————————————-

Zelzelenin Söylettiği

Hikmetinden sual olmaz Yârabbim,
Affına sığındım bak peşin peşin,
Zelzeleyi çankaya`ya versene,
Erzurum`la, Horasan`la ne işin.

Ozan Arif
——————————————————————————-

Zindeyiz

Yaradan`a çok şükür,
Çelik gibi zindeyiz.
Bilevlendik Başbuğ`um,
Pür dikkat izindeyiz.

Ozan Arif
———————————————————————————-

YAŞAMAK VE BİLMEK

Ülküdaşım dinleyin sitemim var sizlere,
Siz biz diye bir şey yok hepimize bizlere
Çünkü ben de dahilim söylediğim sözlere
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Ülkücüyüz güçlüyüz tamam iyi, güzel, hoş
Tamam iyi güzel de şu nokta biraz nahoş
Yaşamaya geldi mi çoğumuz maalesef boş
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Teşkilat, fikir, lider kafama başka girmez,
Ülkücü olan insan bunlardan taviz vermez,
Verenden de bu dava kıl kadar hayır görmez
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Teşkilat kışla demek kışlasız durulamaz,
Kışla olmazsa eğer ordu da kurulamaz,
Ordusuz da menzile hedefe varılamaz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Fikir ne dokuz ışık Başbuğ der; biz duyarız
Şimdi saymaya kalksak kaç tanemiz sayarız?
Hep altınız altın da biraz düşük ayarız
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Teşkilat, fikir varsa orada lider olur
Lokomotif olmazsa vagonlar yolda kalır
Herkesten lider olmaz lideri zaman bulur
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Liderlik taslayanı kızmasınlar gördüm ben,
Kendini meşe sanan ne yosunlar gördüm ben,
Sonunda düve çıktı ne tosunlar gördüm ben
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Dava Nizam-ı Alem: yani davamız haktır,
Allah’ın nizamını yeryüzüne yaymaktır,
Başarının şartı da bu davaya ı-uymaktır
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yanılmıyorsam eğer Şu şekilde bir söz var:
inandığı davayı yaşamayan insanlar
Yaşadığı hayata inanmaya başlarlar
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yaşamaz ülküdaşım imkanı yok yaşamaz,
Yaşanmayan bir dava hedefe ulaşamaz
Ülkücü aylak aylak gezemez dolaşamaz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Türküz ve Müslümanız Elhamdülillah evet
Ülkücülük bu ise oh ne ala memleket!
Hani nerde çalışma hani nerde ibadet?
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

ibadet yapınca da kaçmaya kalkıyoruz,
Teşkilattan davadan geçmeye kalkıyoruz
iki rekat kıldık mı uçmaya kalkıyoruz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yalan mı arkadaşlar bazımız var kasılır,
Gençleri tenkit eder sevimsizce asılır,
Şeriat tamam değil tarikatçı kesilir
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Bize yeni ısınan kalpleri körlemeyin,
Kılmayan kılar bir gün onları horlamayın
islamın emri zaten sevdirin, zorlamayın
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Ülkücü her insana uzanan insan demek,
Hoşgörü ve sevgiyle bezenen insan demek
Gönülleri fetheden kazanan insan demek
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Kızmamak lazım gardaş gerçeklere kızmamak,
Marifet yapmak amma yaparken de bozmamak,
Bir eksik de şu bence: Okumamak yazmamak
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Okuyan az yazan az acı ama biz buyuz,
Okumazsak arkadaş muvaffak olur muyuz?
Üstelik oku diyen bir dinin mensubuyuz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Şehitler ve gaziler mazimizi süslüyor
Azerbaycan, Türkistan, Kerkük bizi sesliyor
Müslüman Türk dünyası bize ümit besliyor
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Bu kürek bu karları kürümez ülküdaşım,
Bu ateşle bu dağlar erimez ülküdaşım,
Lafla peynir gemisi yürümez ülküdaşım
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Hak etmeden geleni görüyorsun şahitsin,
Hayırsız iktidarlar dönemi artık bitsin
Biz böyle olacaksak Allah bizi kahretsin!
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yaşayanlar var elbet maşallah görüyoruz,
Göğsümüz kabarıyor göklere eriyoruz
Onların duasıyla ayakta duruyoruz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Allah var şu da gerçek: Çalışan çalışıyor,
Tertemiz pırıl pırıl kadrolar oluşuyor
Teşkilat günden güne büyüyor gelişiyor
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Kimse Ozan Arifi çok hayalci bulmasın
Davayı yaşamayan tek ülkücü kalmasın
Biz o gün iktidarız hiç şüpheniz olmasın
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
iktidara gelirse Allah için gelmeli.

————————————————————————————–

CAKALLAR ÜRÜR BOZKURTLAR YÜRÜR

Gardaşım bu iman oldukça sende,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.
Evel Allah, sonra senin sayende,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Allah`a kılınçlık yapmış bir ırkın,
Bu dâvâ son şansı Müslüman-Türkün.
Ey felek; tersine dönsede çarkın,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Duysun yedi iklim, duysun dört köşe!
Bu imandır ziyâ veren güneşe,
Bu imân kuzgunu kondurmaz leşe,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Fıransa, Belçika, Hollanda, oy… oy…
Avusturya`yı da üzerine koy,
Ülkü çiçekleri yetişmiş boy boy,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Almanya`yı nakış nakış işlemiş,
isviçre`yi git gör hep karışlamış,
Bir haber var Libya`da da başlamış,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Avusturalyada, ingilterede,
Türk`ün bulunduğu her bir yörede,
Sökülmez kök saldı bütün kürede,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Kim demiş ki dünya büyük yetmiyor,
Dünya artık bu dâvâya yetmiyor,
Vallahi üstüne güneş batmıyor,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Beş kıtada kaç bin ocak tütüyor,
Kim bilir kaç milyon nabız atıyor,
Çünkü temelinde nabız yatıyor,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Ülküdaşım; hicret denen göç budur.
Bu dâvâ ki devlet budur, tac budur.
Bizi böyle birleştiren güç budur.
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Küfür gıyabetinde, küfür kastında,
Susma gardaş, ne kazandın sustun da?
Evliyalar duası var üstünde,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Türkiye de bu dâvâyı görmemiş
Köy kaldı mı hangi köye girmemiş?
Bir vilâyet varmı şehit vermemiş?
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Anadolu adlı bahçeye varsan.
Şehit çıkar şehit toprağı yarsan.
Şehit kanı damlar bir yaprak kırsan,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ

Vatanında mahkûm edilse bile,
Çok kalmadı Muhammedî menzile.
Bunda da hayır var hele dur hele…
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Biz zindana evveldende düşerdik,
Tabutluktan çıktık? Mamağa girdik.
Güneş görmez zindanlarda yeşerdik,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Ülküdaşım hiç canını sıkma sen!
Elem çekme, gam, kasefet çekme sen!
Kara kara bulutlara bakma sen,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Zaten hep hilâlin kaderi budur.
Arada önünde bulutlar durur.
Bir rüzgâr esti mi hilal kurtulur,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ

Bin çiçek açıyor biri soldukça,
Daha da gürleşir küfür yoldukça.
Yer yüzünde tek ülkücü kaldıkça,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

Değiş-tokuş olur bir gün külâhlar!
Önünde eğilir bütün silâhlar.
Senin gardaş senin nurlu sabahlar,
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ

Kâdir Mevlâm Başbuğ`umu sakla Sen!
Çilesini bu Arif`e yükle Sen!
Arif`in ömrünü Ona ekle Sen!
Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.m

Ozan Arif

——————————————————————-

Sizin Gibi Aydın’ın Yediden Yetmişini

——————————————————————————–

Sahte aydın gömleği giyenler kulak versin
Özür denen şu haltı yiyenler kulak versin
‘Hepimiz Ermeni’yiz’ diyenler kulak versin
Rüzgâra karşı yaptı alayınız çişini,
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Bana bakın Türk’e diş bileyen özürlüler
Ermeni’den özür dileyen özürlüler
Size ‘aydın’ diyorlar dalayan özürlüler
Köpek bile göstermez sahibine dişini!
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Kiminiz profesör, kiminiz yazarsınız
Türk ekmeği yersiniz, yedikçe azarsınız
Arkasından her türlü kuyuyu kazarsınız
Yeter artık bırakın bu milletin peşini
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Bu özürden gâyeniz, çıbanı uçlandırmak
Güyâ Türk’ün ağzıyla Türk’leri suçlandırmak
Ermeni’ye koz verip tezini güçlendirmek
Kaç dolara kestiniz bu özürün fişini?
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Her biriniz Nobellik bir Orhan Pamuk’sunuz
Ve hatta bana göre ondan da yamuksunuz
Türk’ün canı yanarken gözleri yumuksunuz
Kör olur görmezsiniz Ermeni tepişini
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

1915’den dem vurmayın hiç bana
Vurursanız buyurun, söyleyin Erivan’a
Açalım arşivleri her şey çıksın meydana
Kim soykırım yaptıysa, kim soykırım ettiyse,
Edeni etmişini…
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

1915’de köyleri basan kimdi?
Yaşlı ve kadınları iplerle asan kimdi?
Kundakta bebeklerin başını kesen kimdi?
Konuşalım tarihin gelmişi gitmişini
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Dünyanın her yerinde puşt pusular kuruldu
Büyükelçi, Konsolos, Ataşeler vuruldu
Ne bir özür dilendi ne hâl hatır soruldu
Ermeni yapmadı mı terörün müthişini?
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Soruyorum Taşnak ne? Ne iş yapar Asala?
Asala dedim miydi başlarsınız masala
Bakın beyler bu işler sizi aşan mesele
Haddinizi aşmayın, herkes yapsın işini
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Plan dedim kızdınız, işte siz plansınız!
Yıllardır koynumuzda beslenen yılansınız
Tehcirde gidenlerden geriye kalansınız
O yüzden biliyorum karnınızın şişini
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

Meşhur atasözüdür domuz gölü post olmaz!
Ermeni’den dost olur ama sizden dost olmaz!
Bir ülkede ihanet bu kadar serbest olmaz!
Ozan Ârif bulmak zor Türkiye’nin eşini!
Sizin gibi aydının yediden yetmişini…

OZAN ÂRİF

——————————————————————————

Doldurun tüfekleri!Gebertin köpekleri!ACIMAYIN..!

Mehmetim merhamet yok
Falana acımayın
Yaydan çıkmıştır ok
Filana acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Kim deme falan filan
Ortalık dolmuş yılan
İnini edin talan
Yılana acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Pekeke derse kişi
Farketmez erkek dişi
Gebertin bitsin işi
Gelene acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Bize yar olmaz bunlar
İmana gelmez bunlar
Başka dil bilmez bunlar
Ölene acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Ha erkek ha gızını
Sık gitsin boğazını
Bunların namazını
Kılana acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Liste yapılsın liste
Ayrım yok teröriste
Ne dağda ne mecliste
Olana acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Kimisi mebusiye
Kimisi belediye
Milleti Kürt Türk diye
Bölene acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Yepyeni gafları ile
Süslenmiş lafları ile
P!çleri afları ile
Salana acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Arif der hedef şaşmam
Haini edin pişman
Mehmedim Türkü düşman
Bilene acımayın

Doldurun tüfekleri
Gebertin köpekleri

Ozan Arif!

 

 

OZAN ÂRİF Reviewed by on . OZAN ÂRİF Arif Şirin (d. 10 Haziran 1949; Alucra, Giresun) Türk öğretmen, halk ozanı, şair, şarkı sözü yazarı ve bestekâr. Alucra'nın Yükselen köyünde doğdu. Ba OZAN ÂRİF Arif Şirin (d. 10 Haziran 1949; Alucra, Giresun) Türk öğretmen, halk ozanı, şair, şarkı sözü yazarı ve bestekâr. Alucra'nın Yükselen köyünde doğdu. Ba Rating: 0

Yazı hakkında yorum yap

1
scroll to top